Çalışmayı biyolog ve aynı zamanda İÜ Devlet Konservatuvarı Müzikoloji Bölümün yüksek lisans öğrencisi Mehveş Mertcan ile yürüttüklerini belirten Yöre, şöyle konuştu:
“Araştırmamızı kültürümüzde türkülere, şarkılara, hikayelere konu olan ve en güzel ötüşlü olarak bilinen bülbüller üzerinde yürütüyoruz. Daha sonra çalışmayı genişleteceğiz. Bülbül seslerinin müzik yapısı ve kodlarını çözdüğümüzde diğer kuşların melodisini, çıkardığı sesleri daha kolay anlamlandırabileceğiz.”

‘BİRBİRLERİYLE İLETİŞİMLERİNDE TEKRAR, DOĞAÇLAMA, TAKLİT VAR MI BAKACAĞIZ’
Mehveş Mertcan ise müziğin sadece insanlara değil, aynı zamanda hayvanları da ait olduğu fikriyle yola çıktıklarını söyledi.

Doğadaki her canlının kendi arasında iletişim sağladığını, bunda müziğin önemli yer tuttuğunu belirten Mertcan, bu kapsamda binlerce kuş sesini kayıt altına almaya çalıştıklarını anlattı.

Doğadaki tüm kuşların sesini kayıt altına aldıktan sonra içlerinden bülbül seslerini ayrıştırarak kodlarını çözmeye çalışacaklarını söyleyen Mertcan, şöyle devam etti:
“Bülbüller sabahtan akşama kadar ötebiliyor. Ayrıca Türkiye’de her bölgede görünen bir kuş türü. Birbirleriyle iletişimlerinde tekrar, doğaçlama, taklit var mı, müzikal olarak insanlar dışında bir türün müziğinin anlamı var mı, müzikleri alanı sahiplenmek mi yoksa çağrı amaçlı mı, bunların analizini yapacağız. Kuşların ihbar ve şarkı amaçlı ses çıkardığı söylenir ama bunun müzik anlamını bilmiyoruz. Erkeğin dişiye kur amaçlı yaptığı şarkının müzik olarak anlamına bakacağız.”

Mertcan, nisan ayından haziran sonuna kadar bülbüllerin en yoğun ses çıkardıkları dönem olduğunu, bu dönemde ses kayıtlarını tamamlamak istediklerini belirterek, projenin bir yıl sürmesini planladıklarını dile getirdi.

 

Hazırlayan: Cemre TOĞAC

Kaynak: hurriyet.com

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here